
Sabah 8 de uyandım. Canım uyurken, kahvaltıyı hazırladım. Kızarmış ekmek ve keskin kahve kokusuyla uyandırdım onu.. Keyifli bir kahvaltının ardından işe yolculandı.. O gidince etrafı toparladım canımın istediği kadar. Sıkılınca bıraktım, sade bir türk kahvesi eşliğinde denize baktım penceremden, sonra kitap okudum biraz. Bu yeni kitaba bayağı sardım ben. 'Günlerden Bir Gün' adı. Okudum okudum, sonra pencere önündeki lacivert koltukta uyuyakaldım.. Uyandığımda, hala rüyamda yediğim havuçlu kekin tadı vardı damağımda. Kalktım rüyada kalmasın diye havuçlu kek yaptım, fırından yeni çıkmıştı ki daha üstünden dumanlar çıkarken bir dilim ağzıma attım bile.. Evet rüyamdakinin aynısı olmuştu. Sanırım ben bu yemek yapma işini iyi beceriyorum :))
Güneş hafif hafif batmaya yeltenirken, her zamanki saatinde kapı çaldı. Canım geldi, üstündeki iş yorgunluğunu çıkarıp, bir dilim kekle bir fincan kahve eşliğinde sadece birbirimize bakarak anlaştık.. Şöyle bir kokladık havayı, denizin kokusu çağırıyordu bizi..

İki de ince uzun bardak, içinde keyif olan.. Rakısız yenir mi balık?
Bahçede uzun uzun keyif yaptık, rüzgar hafiften yalayıp geçti tenimizden, üşüdük, daha doğrusu üşüdüm :)
Yeni bir güne uyanabilmek için yeniden, yaşanmış güne hoşçakal diyip güneşlerimizi uykuya yatırdık..
İşte günlerden bir gün böyle geçti, sakin, mutlu ve huzurlu.. Hep olmasını istediğimiz, hayalini kurduğumuz gibi..
6 yorum:
ben balik tutsam - onlari denize geri salardim...kiyamazdim..yiyemezdim...herhalde - ama bunu acken yazmiyorum oda var :)
evet aslında kıyamıyor insan, ama tuttuğun balıkları yemenin keyfi de bi ayrı :))
Bayıldım inşallah bir gün...
inşallah canımmm inşallah..
ne güzel bir gün.. ne sıcak.. ne içten.. sizleri tebrik ediyorum :) hep böyle günleriniz olsun inşaallaaaah :)
teşekkürler çiğdem, senin de hayallerinin gerçek olması dileğiyle :))
Yorum Gönder